24 Haziran 2009 Çarşamba

Evolution of Dance Party

Read more...

23 Haziran 2009 Salı

İç Mihrak


Read more...

22 Haziran 2009 Pazartesi

The Girl + The Robot


Röyksopp’s Top 5 “Girl & Robot”-combos in movies

5. Mikaela Banes + Bumblebee
4. Sarah Connor + Terminator
3. Ellen Ripley + Bishop
2. Leia + R2D2
1. Officer Lewis + Robocop

Read more...

19 Haziran 2009 Cuma

30 Years of Joy

Read more...

16 Haziran 2009 Salı

I Know I Believe in Nothing but It is My Nothing!

Manic Street Preachers - Faster


So damn easy to cave in, man kills everything

Read more...

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Yay!

Youtube'un kapatılmasının 1. senesi doldu, Dailymotion aç kapat maymuna döndü, arada kel alaka siteler de kafalarına sopayı yedi, insanlar ayakladı, bloglar kapatıldı, gazetelere haber olundu, değişen bir şey yok. Ama insanlar yılmadı. Denemeye, ilgili ilgisiz herkesi dürtmeye devam etme kararı çıktı, hem de daha büyük bir kitleden, daha organize, daha atak. Bu sefer ses öyle gür çıksın ki, arkasını dönüp bize bakmayanları dürtebilelim, işin yolunda gitmediğinin farkında olduğumuzu anlatabilelim.


Kişisel not: Utku nerdesin? Çeyrek final maçında hezimete uğradın da halk arasına çıkmaya mı utanıyorsun, bi' ses ver!

Read more...

6 Mayıs 2009 Çarşamba

Kahırkapı

Sevgili kokakola, seni çok seviyorum biliyorsun ama keşke elini her halta atmasan.

Üniversite şenliği/rockncoke/onelove kırması garip bir şeydi dün gittiğim Hıdırellez Şenlikleri. Bitmek bilmeyen kupon sırası, akabinde yemek sırası, saat 9'da yiyecek olarak sadece lokma-baklava ve kuruyemiş kalması, birmilyon kişilik yerde bardak birayla yürümeye çalışmak, kalabalık, itiş kakış, kokakola dilek duvarı, fenalık. Giderayak karşımıza çıkan roman abiler de olmasa hayatımın en manasız anlarını geçirmiş olacaktım, direkten döndüm.

Herşeye kulp takmak gibi olmasın ama, "internetten gönderilen dilekler de ağaca takıldı" nedir artık?

Read more...

22 Nisan 2009 Çarşamba

The New Way to Communicate


Read more...

20 Nisan 2009 Pazartesi

Yesterday and Today

2000'li yılların en iyi elektronik albümünün sahibi The Field'ın yeni albümü 18 Mayıs'ta geliyor, bekle ki geçsin şimdi zaman!


Read more...

Smith vs. Young Round 3

2008 WNBA finalinde karşı karşıya gelen Katie Smith ve Sophie Young, geçen hafta oynanan Türkiye Kupası Finali'nden sonra bu kez de Play-Off yarı finalinde birbirlerine rakip olacaklar. İlk iki kapışmadan galip çıkan Smith olmuştu. Bakalım bu sefer ne olacak? Bu seri, sadece bu paydada değerlendirilemez elbette. Galip bitirenin büyük olasılıkla şampiyon olacağı, muhteşem bir seri bekliyor bizi. Fenerbahçe, normal sezonda oynanan iki maçtada rakibine üstünlük sağladığından, seriye 1-0 önde başlayacak. Maç programı ise şöyle;

22 Nisan Çarşamba Caferağa Spor Salonu 20:00
Fenerbahçe - Galatasaray

25 Nisan Cumartesi Ayhan Şahenk Spor Salonu
Galatasaray - Fenerbahçe

27 Nisan Pazartesi Ayhan Şahenk Spor Salonu
Galatasaray - Fenerbahçe

30 Nisan Perşembe Caferağa Spor Salonu
Fenerbahçe - Galatasaray

Read more...

Greatest (Debut) Album Ever?

NME, bu haftaki sayısının kapağını 20 yıllık bir fotoğrafla süslemiş, The Stone Roses'ın debut albümünün 20. yılı şerefine. Noel, Liam ve Richard Ashcroft'la görüşmüşler, bir de onlardan dinlemişler bu albümün hikayesini. Bunlara internet sitesinden ulaşılamıyor ama site için, "The Stone Roses hakkında bilmediğiniz 25 şey" başlığı altında bir spesiyal hazırlanmış. En ilginç olan 10 tanesini aparttı dumadumadum.

- Grubun 1988 yılında, henüz albüm yayınlamadan önce verdiği bir konserle ilgili olarak Melody Maker şöyle bir kritik yapmış: "Tahtaya tırnak sürtünce çıkan sese benziyor"

- Mani'nin arkadaşları '80'lerin ortalarında ecstasy yi Britanya'ya ilk sokan adamlarmış. Bu işi, Avrupadan Rolex saat çalıp, bunları Amsterdam'da ecstasy ile takas ederek yürütüyorlarmış.

- Grup, "The Stone Roses" albümünde prodüktörlük yapması için Peter Hook'a teklif götürmüş, ancak Hook New Order'la birlikte "Technique" albümünü kaydetmekle meşgulmüş. Hook, grubun daha önce yayınladığı single "Elephant Stone"un prodüktörlüğünü yapmış ve bu işten 50.000 doları cebe indirmişti.

- Grup elemanları, 1988 yılında Stockport Pizza'da John Leckie ile albümün prodüktörlüğünü üstlenmesi için buluşmuşlar. Reni, Leckie'ye en çok sevdiği albümü sormuş. Leckie, Love'ın "Forever Changes"ı demiş. Grup elemanları kahkahalar içinde "Kesinlikle bizim de en sevdiğimiz" demişler.

- Noel Gallagher, The Stone Roses'ın debut albümü için rave günlerimin soundtrack'idir diyormuş. Bu yasadışı rave partilerinden birinin sabahında, saat 7'de Mani ile esrar içmişliği bile varmış.

- The Rolling Stones vokalisti Mick Jagger, The Stone Roses'dan öylesine etkilenmiş ki, 1989'da Kuzey Amerika'da yapılan Steel Wheels turnesinde ön grupları olmalarını istemiş. The Stone Roses ise bunun yerine Blacpool ve Londra'da iki konser vermekte karar kılmış.

- Kasım 1989'da The Stone Roses, Happy Mondays'le birlikte Top of the Pops'a çıkmadan önce kuliste yaşananlar ise Mani'nin sözleriyle şöyle: "Hepimiz haplanmış ve bulduğumuz herşeye sarılmaya başlamıştık. Sonra Fine Young Cannibals'ın kapısına dayanıp, onlar da ecstasy alsın diye uğraştık. Bu arada gördüğümüz herkese kokain gösteriyorduk."

- Elbow gitaristi Mark Potter, 1994 yılında Bury'de bulunan Square One Stüdyosuna, The Stone Roses için pizza servisi yapmış.

- Slash, 1996'da Guns n' Roses'dan ayrılınca, The Stone Roses'dan aynı yıl ayrılan John Squire'ın yerini doldurmak için teklifte bulunmuş ama grup bu teklifi kabul etmemiş.

- Manchester United takımı, kendi sahasında oynadığı maçlara çıkarken "This is the One" eşliğnde çıkıyor. Ian Brown, 2006'da NME'den Godlike Genius Award'ı Teddy Sheringam'ın elinden alırken açıkladığı gibi oldukça sıkı bri Utd taraftarı ve Old Trafford'dan kombine sahibiymiş.

Çok çok gençken BBC'ye konuk olduklarında, canlı performans sırasında yaşanan elektrik kesintisi üzerine Ian Brown'un müthiş tepkileri:


Read more...

17 Nisan 2009 Cuma

The Meaning of Life!

Bölücü bir film işte. Kimi tiksinir, kimi tapar. Hayatımda en çok güldüğüm 3 filmden biri olmasından dolayı, ikinci grubun insanıyımdır. Dün gece Digi Digi Digiturk, nasıl olduysa aynı günde iki iyi film verdi. Haftasonu oynanan maçtan sonra, benim gibi bir çok insan, "lan, gerizekalı mıyız biz, bu ligi seyretmek için para veriyoruz" tribine girdi herhalde ki, müşteriler kaçmasın diye sinema kanallarına özen göstermeye başladılar. Digiturk'e de geçirdikten sonra, Cuma niyetine bir dua edelim bari.


Dua:
Let us praise God. Oh Lord...
Oooh you are so big...
So absolutely huge.
Gosh, we're all really impressed down here I can tell you.
Forgive Us, O Lord, for this dreadful toadying. (And barefaced flattery)
But you are so strong and, well, just so super. (Fan - tastic.)
İlahi:
Oh Lord, please don't burn us,
Don't grill or toast your flock,
Don't put us on the barbecue,
Or simmer us in stock,
Don't braise or bake or boil us,
Or stir-fry us in a wok...
Oh please don't lightly poach us,
Or baste us with hot fat,
Don't fricassee or roast us,
Or boil us in a vat,
And please don't stick thy servants Lord, In a Rotissomat...

Read more...
>

En tepeye koşkoşkoş!